![]()
![]()
ABD Başkanı Bush, görev süresinin son yılında yaptığı 9 günlük Ortadoğu gezisinde, İran’a karşı bir ‘düşman cephesi’ oluşturma hedefi için İslâm ülkelerine büyük baskı yapıyor. Bush, Ortadoğu gezisinde, İsrail’in dışında bütün Arap ülkelerini bu cepheye destek olması için çabalıyor. Ebubekir Gülüm ABD Başkanı Bush’un görev süresinin son yılında yaptığı 9 günlük Ortadoğu gezisinde, İran’a karşı bir ‘düşman cephesi’ oluşturma hedefi için İslam ülkelerine büyük baskı yapıyor. Bush Ortadoğu gezisinde, İsrail’in dışında bütün Arap ülkelerini bu cepheye destek olması için çabalıyor. Bu amaçla İran gazının kesilmesi bile bahane edilerek, Türkiye’de İran aleyhine kamuoyu baskısı oluşturulmaya çalışılıyor. Hâlbuki İran doğalgazın kesilmesinin ana nedeni, Türkmenistan’ın bu ülkeye verdiği doğalgazı 1 Ocak tarihi itibariyle tamamen kesmesi. İran’a yönelik bir müdahale için İsrail ve ABD’nin kötü emelleri bir türlü bitmek bilmiyor. 9 günlük Ortadoğu gezisinin de ana gündemi, ABD’nin zulüm ve haksızlıklarına karşı bugüne kadar itiraz eden tek güç olan İran oldu. Ziyaretine 3 günlük İsrail gezisi ile başlayan Bush, gittiği bütün Arap ülkelerinin liderine İran için çemberi daraltmasını istiyor. Bugüne kadar, İsrail, Filistin, Kuveyt, Bahreyn, Birleşik Arap Emirlikleri ve Dubai’ye giden Bush, Suudi Arabistan ve Mısır’ı da ziyaret edecek. Ortadoğu gezisinden önce Abdullah Gül’ü Beyaz Saray’da ağırlayan Bush, Gül ile peşpeşe Mısır’a gidecek. Art arda gerçekleşecek ziyaretin zamanlaması oldukça dikkat çekiyor. Gittiği İslam ülkelerinde hem liderlere ve halklarına hem de tüm dünyaya tehdit dolu mesajlar veren Başkan Bush, İran’ın dünya güvenliğin tehdit ettiğini savunarak, “Amerika Birleşik Devletleri ve Arap müttefikleri, çok geç olmadan bu tehlikeye karşı çıkmak için bir araya gelmeli” dedi. Birleşik Arap Emirliklerinde tehdidin dozunu kaçıran Bush, İran halkına ayaklanma çağrısı yaparak, “Şu andaki rejimden daha iyi şartlarda yaşamanızı sağlayacak alternatifler var" diye konuştu. Bush, İran halkına seslenerek, "Sizin isteklerinizi dinleyen, yeteneklerinize saygı gösteren ve aileleriniz için daha iyi bir hayat kurmanızı sağlayabilen bir rejim altında yaşama hakkınız var” dedi. İsrail Başbakanı Ehud Olmert de, İran’a yönelik tehditlerini sürdürüyor. Olmert, “Amerikan ulusal istihbaratı, raporlarında ne yazmış olursa olsun İran'ın bir tehdit oluşturduğunu ve oluşturmaya da devam edeceğini" belirterek, "Bu tehdidi ortadan kaldırmak için çalışmamız gerekiyor" dedi. Irak’ta da kabul etmemişlerdi El Kaideye destek ve kitle imha silahları bulunduğu gerekçesiyle işgal edilen Irak’ta ise, BM ile Saddam yönetimi de anlaşmıştı. BM Silah denetçileri saraylar dahil her yeri didik didik aramış ama bir şey bulamamışlardı. Irak’ta, nükleer, biyolojik ve kimyasal silah arayan yabancı diplomatlar eşliğinde Hans Blix ve ekibi, tüm zorlama ve Bush yönetiminin baskılarına karşın tek bir kanıt bile bulamadılar. Irak’ta istediği gibi at koşturan Blix ve ekibi Amerikan-İngiliz iddialarına kanıt olabilecek bir veri bulamasalar da, raporda Irak’a yönelik suçlamaları savaş kundakçıları tarafından Irak’a saldırmak için yeterli bir kanıt olarak değerlendirildi. Ve Irak işgal edildi. Aynı oyun şimdi İran içinde oynanmak istiyor. Aynı oyun yine devrede Uzun süredir krize dönüştürülmeye çalışılan İran nükleer faaliyetleri konusunda, ABD’nin istihbarat kuruşlularının olumlu raporlarının ardından Uluslararası ATOM enerjisi kurumu da İran ile işbirliğinde anlaştı. İran Atom Enerjisi Kurumu Başkan Yardımcısı Muhammed Saidi, geçmişteki nükleer faaliyetleriyle ilgili kalan soruları 4 hafta içinde yanıtlamayı kabul ettiğini doğruladı. El Baradei, İran’ı, nükleer dosyasıyla ilgili konularda daha hızlı işbirliği yapmaya ikna etmeye çalışmak ve Batı’nın nükleer silah yaptığından kuşkulandığı nükleer faaliyetlerini açıklığa kavuşturmak üzere gittiği Tahran’da, 2 gün boyunca İranlı liderlerle görüşmüştü. UAEK Başkanı Muhammed El Baradei’nin sözcüsü Melissa Fleming, Baradei’nin, 2 gün süren Tahran ziyaretinden sonra yaptığı açıklamada, İranlı liderlerin bu yanıtları 4 hafta içinde vermeyi kabul ettiklerini ve El Baradei’ye İran’ın yeni nesil santrifüjleriyle ilgili yeni bilgilerin verildiğini de kaydetti. Hürmüz yalanı Öte yandan Bush’un Ortadoğu gezisi sırasında Hürmüz Boğazı’ndaki küçük bir olay, çıkacak büyük yangın için bir kıvılcım olarak kullanılmak istendi. CNN televizyonunun haberine göre, İran Devrim Muhafızları'na ait 5 tekne, Hürmüz Boğazı'nda Amerikan Deniz Kuvvetleri'ne ait 3 gemiyi taciz etti Amerikalı yetkililer, İran teknelerinin, ABD gemilerinin 200 metre yakınına kadar yaklaştığını ve telsizle tehditte bulunduğunu ileri sürdü. Ancak İran’dan ABD’nin iddialarına olayın görüntüleriyle birlikte yalanlama geldi. İranlı yetkililer, ABD'nin iddia ettiği gibi "Üzerinize gelip sizi patlatacağız" tehditleri olmadığını, restleşme yaşanmadığını, kendi askerlerinin ABD'lilere kimlik sorduğunu ve olayın sorunsuz bittiğini söyledi. GAZDA İRAN ALEYHTARLIĞI Türkiye kamuoyunda; doğalgazın kesilmesi İran aleyhtarlığına dönüştürülmeye çalışılıyor. En önemlisi gazın kesilme nedeni, Türkiye ve İran arasındaki ilişkilerden kaynaklanmıyor. İran soğuk kış şartları nedeniyle gazı 6 Ocak’ta kesti. Ancak kamuoyuna aktarılmayan ve gazın kesilmesinin asıl nedeni, Türkmenistan’ın yılbaşından itibaren vanaları kapaması. Türkmenbaşı’nın ölümüyle değişen ülke için dengelere bağlı olarak, İran'a ihraç ettiği doğalgaz fiyatını arttırmak amacıyla gaz ihracatı tamamen kesildi. Öte yandan İran, tarihinin en soğuk kışını yaşıyor. Soğuk kış şartları ve don nedeniyle, ülkedeki ölü sayısı 20’ye ulaştı. | |||||||||
((milli gazete))
************************
|
Din ve dindarlar konusundaki açıklamaları değerlerine bağlı pek çok insanı rencide eden ÇEV üyelerinin Cami'de namaz kılmaya gelen vatandaşlardan yardım talebinde bulunması farklı şekillerde yorumlandı. Bunlardan biri ÇEV'in kendisini "Çağdaş" olarak tanımlayan kesimlerden destek bulmayınca rotayı hayır yapma konusundaki duyarlılığı herkesçe mâlum dindar insanların toplandığı ortamlara çevirdiği şeklinde. Bir başka yorum ise ÇEV yönetcilierinin değerlerine bağlı insanları 'kolay kandırılabilir kişiler' olarak görüp, onlardan aldıkları yardımlarla yine onlar aleyhine kampanyalar yürütebileceklerine inandıkları yönünde.
ÇEV'in makbuz karşılığı camilerden ne kadar yardım topladığı konusu ise kamuoyu tarafından bilinmiyor. Yine vakfın bu paraları hangi amaçlar doğrultusunda kimlere yönlendirdiği de kamuoyunun bilmediği bir başka konu. Öte yandan Vakfın bir süre önce bölücü örgütle irtibatı olan bazı öğrencilere burs verdiği ortaya çıkmış ÇEV yönetimi belgeleriyle ortaya konulan bu haberler karşısında zor durumda kalmıştı. İşte Samanyoluhaber.com'a ulaşan ÇEV mensuplarının camilerde bağış topladıklarına dair ilginç fotoğraf kareleri. ![]() |
Yorum (10) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı